oğlumun maceraları, günlük hayatımızdan olaylar, ucundan köşesinden fotolarımız, ne diyim işte biraz ondan biraz bundan....

Monday, December 18, 2006

Ozan'dan inciler

çömesir makimesi çalışiyo.

bujdoyabı duudu.

acıktım acıktım, taman taman.

sıcak listesi:

kayööfee sıcak.
şönime "
fıyın "

"istiyor" listesi:
tyen istüyo
ayaba "
sokak "
beyaz çooba istüyo (yogurt çorbası)
dans istüyo
mis " (mis:allık fırçası)
kafa " (kafa: buzluk elemanı, düşünce kafasi şişmesin diye buzluktan alıp kullandığımız nesne)

perpe: perde
tüs:tül
godak:kucak

tayuk:tavuk
hayuç:havuç
çiköyata:çikolata

Wednesday, November 22, 2006

Nerde Kalmıştık? (Eylül)


En son yazımın tarihine baktım da uzun zaman olmuş bi şeyler karalamayalı. Bu döneme pek bi hızlı başladık ondan olsa gerek. Neyse en son eylülde kalmışım, kimler geldi kimler gitti eylülde...
Liseden çok yakın sevgili arkadaşım, eşi ve minik kızı Ece bize gelmişlerdi bir haftasonu. Gelir gelmez çocuklar hemen kaynaşıp koltukların üstünde zıplamaya başlamışlardı bile.
Güzeelce mangalımızı yakmıştık, ben mahallenin deli kadını olmayı göze alarak elimde süpürgeyle köpekleri kovalamıştım yiyecekleri kurtarmak için (Anti parantez, bu köpekler de nerden çıktı demeyelim: Çiğdem mahallesindeki köpek bakım evinden salıverilen kuçuların hepsi bütün çevre sakinlerini tehtid ediyor, insancıklar saldırıya uğruyor sürekli, korku içinde yürüyoruz sokakta).
Muhabbetimize geç saatlere kadar çeşitli likörler eşliğinde devam etmiştik. Bir de Ozan'ın tuvalet eğitimine denk gelmesydi canım arkadaşım, çok gülmüştük gerçi, Ozan'ı izlerinden takip ederek evdeki yerini bulmak pek bi heyecanlı olmuştu benim için.

Sonra sevgili kuzenim uzak diyarlardan ailesiyle birlikte bizi ziyarete gelmişti. Annelikten, çocuklardan, iş hayatından konuşmuştuk. Minik Troy 1 yaşını geçtiği için artık çalışmak istediğini söylüyordu, part-time bir iş uygun olacak diyordu. Geçenlerde mailleştik, haftada 5 gün çalışacağı bir işe girmiş ve hayatından çok memnun. O da çocuk da yaparım kariyer de diyenler kervanına katılmış oldu böylece. Kendimi düşünüyorum da Ozan'ı 3 aylıkken evde bırakmıştım, 1 yaşına gelene kadar da med-cezirler yaşamıştım. Şimdi daha güçlü hissediyorum kendimi, hem iş yerinde hersey daha bir oturdu. Hani mesala diyorum oğluma bir kardeş gelse bile çalışmamak benim için artık seçenek olmaktan çoktan çıkmış durumda. Neyse ben daha Troy ve Ozan'dan bahsedecektim. Troy miniminnacık, cin bakışlı bir biblo çocuk, Ozan gibi de uyumlu olunca hemen kaynaşıp azmaya başladılar tabi. Keske daha uzun görüşebilseydik, bu kadarı ne çocuklara ne de bize yetti. Belki yakında biz gideriz o uzak diyaralara, kim bilir...

Thursday, September 07, 2006

Ozan'ın Sözlüğü-2

Hergün birsürü yeni kelime söylüyor buraya yazana kadar unutup gidiyorum. İşte aklımda kalanlar.

gis: çikolata

denniyo: dönüyo

tite: çiçek

naç: saç

gaapus: karpuz

testiye: testere

bok: fok

bida: bir daha

ov ov: köpek

neştali: şeftali

Son günlerde en sık kurduğu cümleler:

baatiya bojdu: vantilatör bozuldu

naç gesti: saçı kesildi

tiş nok: çişim yok (1 sn sonra heryer göl)

Friday, September 01, 2006

Yaz Bitti


Bugün sonbaharın ilk günü...Çok sıcak, bu yaz çok bunaldık derken birden hava serinledi, günler kısaldı, gökyüzünde gri bulutları görmeye başladık bile. Yazın ortalarında kalan tatilimiz de çoktan "geçmiş" oldu benim için, geriye bu resimler kaldı, beni gülümseten, o günleri tekrar yaşatan resimler...

Thursday, August 24, 2006


Ozan'ın 2 yaş değerleri:


Kilo: 15.2 kg

Boy: 95 cm

Tuesday, August 22, 2006

Geçen haftasonundan kalanlar

Haftasonunu çok keyifli bir şekilde evimizde geçirdik. Cumartesi arkadaşlarımızı davet ettik. 8 büyük, 2 çocuk ve 1 bebekle geç saatlere kadar oturduk. Günlerdir kavrulan Ankara bize bol esintili bir akşam hediye etti, yemekten sonra değişik içkiler eşliğinde saatlece sohbet ettik. İşin garibi o gecenin sonunda pek de yorulmadığımı farkettim. Buarada yaramaz beyler benim cici masa örtümü yakmadan duramadılar. Çok tertipliyim, eşyalarıma çok iyi bakarım, hiç bişeyim eskimez. Bu nedenle belli etmesem de biraz bozulduğumu suratımdan anladılar tabi.Herkes bana yeni bir örtü vaadinde bulunsa da tüketim karşıtı olduğum için tamir etmeyi tercih ettim. Pazar günü oturdum dikiş makinamın başına, örtünün yanık bölgelerini ince seritler halinde kesip, 3 parça haline getirdim sonra da hepsini birleştirdim. Daha küçük ama yepyeni bir örtüm oldu. Derya gibi programıyla dalga geçen Şahan beni görse ne derdi acaba "sen manyak mısın kızım? git pazara al 5 liraya". Bu örtüyü atıp yenisini alsaydım uykularım kaçardı kesin. İşte maalesef benim gibiler tedavi edilemiyor.

Pazar gününün geri kalan kısmında yine evdeki malzemeleri değerlendirmeye devam ettim. Bir haftadır kimsenin yüzüne bakmadığı şeftalilerle tart yapmaya karar verdim. Şimdiye kadar yaptığım en tart benzeri yiyecek cheesecake. Ben de onun hamurunu kullanıp üzerine de şeftalileri döktüm. Şeftaliler biraz ekşi olduğu için pudra şekeri kullandım, yapıştırıcı olarak da mısır nişastası çok işe yaradı. İşte tamamen doğaçlama olarak yapılmış, "Bilge'nin Şeftalili Tartı" böyle bişey oldu. Ozan'cım çok sevdi:)

Malzemeler:

Hamur için;

1 yumurta

125 g Becel (ben sıvı Becel kullandım)

4-5 çorba kaşığı şeker

2 su bardağı un

1 pkt kabartma tozu

İçi için;

6 orta boy şeftali

1 çorba kaşığı kadar mısır nişastası

Pudra şekeri (miktar tamamen göz kararı oldu)

Malzemeleri karıştrıp hamur haline getirdikten sonra 26 cmlik tart kalıbıma kenardan 1 cm yukarı taşacak şekilde yaydım. Soyduğum sonra da ince ince dilimlediğim şeftalileri, mısır nişastası ve pudra şekeriyle karıştırıp hamurun içine döktüm. 150C de 1 saat pişirdim. Fena da olmadı tadı.

Tuesday, August 15, 2006

Ozan'ın Sözlüğü

1,5-2 yaş arasında Ozan konuşma açısından çok yol katetti. En son 3 haftalık tatilimizde babasının ve benim sürekli ilgimiz sayesinde daha da çok kelime öğrendi. Şu sıralarda ise o küçük bir papağan . Özellikle bizlerin ağzımızdan çıkanı kulağımız duymalı. Mesela Ozan ve babası arasında geçen bir diyalog:

B: Oğlum bu kaç? (renkli karton üzerinde 3 yazıyor)

O: Döt.

B: Olmadı. Peki bu kaç?(5)

O: Üt.

B: Hayııır. Buraya bak. Bu kaç? (6)

O: Bi.

B: Son kez soruyorum bu kaç? (1)

O: Nekiz.

B: YUH!

O: Bu kat? Yuh. (Bazen kendi soruyor, cevabını yine kendi veriyor. )


10'a kadar Ozan'ın sayıları: bi, iki, üt, döt, bet, attı, nedi, nekiz, dokuuuz, on

şemsiye: nesiye

kelebek: geebek

sarı: nas

mavi: baavi

sinek: nise

kedi: tedi

su: nus (1 ay öne "yus"tu)

süt: nüt (1 ay önce "yut"tu)

ayakkabı: aakka

peki: beki (hayır anlamında kullanıyor)

istemiyor: ismiyo

kalem: gamem

pense: baanse

yıldız: nız

 
Lilypie 3rd Birthday Ticker